Hİkayeler

01

Bir Avuç Işık

Yağmur ince ince Konya’nın sokaklarını yıkarken, yaşlı adam dükkânın köşesine ilişmiş, önündeki birkaç simidi satmaya çalışıyordu. Ellerini ovuşturdu, üşüyordu. Saatlerdir bekliyordu ama kimse dönüp bakmamıştı.
Genç kadın aceleyle yürürken bir an duraksadı. Üzerinde ince bir mont vardı ama yaşlı adamın titreyen ellerini fark edince kendi soğukluğunu unuttu. Cebinden birkaç lira çıkardı, tüm simitleri satın aldı ve güler yüzle, “Bunları çocuklara dağıtacağım, bugün kimse aç kalmasın,” dedi.
Adam şaşkınlıkla baktı, gözleri nemlendi. “Allah razı olsun evladım,” diye mırıldandı. Kadın gülümseyerek uzaklaşırken, yaşlı adamın yüzü bir avuç ışık gibi parladı. O an fark etti ki iyilik, karşılık beklenmeden yapıldığında en güzel anlamına ulaşıyordu.

 

02

Küçük Dostun Büyük İyiliği

Ali, mahallede herkesin “Koca Yürekli Çocuk” diye bildiği, hayvanları çok seven bir gençti. Her gün okuldan dönerken sokak kedilerini besler, yaralı bir kuş görse durup ona yardım ederdi.
Bir gün, yol kenarında ürkek gözlerle bakan bir köpek yavrusu fark etti. Tüyleri çamura bulanmış, zayıf düşmüştü. Ali tereddüt etmeden onu aldı, temizledi, besledi ve yuva aramaya başladı. Günler geçtikçe yavru köpek güçlendi, neşelendi ve Ali’ye alıştı. Ona “Misket” adını verdi.
Bir akşam Ali eve dönerken karanlık bir sokakta birkaç kişinin kavga ettiğini gördü. Ansızın biri ona doğru koştu, çantasını çekip almaya çalıştı. Tam o anda Misket, hiç beklenmedik bir cesaretle saldırganın önüne atıldı, hırladı ve Ali’yi korudu. Adam panikle geri çekildi ve hızla uzaklaştı.
Ali şaşkındı ama kalbinde büyük bir sıcaklık hissetti. O gün anladı ki yaptığı her iyilik, bir gün ona güzel bir şekilde dönebilirdi. Hayvanlara gösterdiği sevgi, ona sadık bir dost kazandırmıştı.

03

Bir Küçük Destek, Bir Büyük Değişim

Mehmet, sınıfta sessiz ve kendi hâlinde bir öğrenciydi. Dersleri takip etmekte zorlanıyor, teneffüslerde genellikle yalnız kalıyordu. Onu herkes tanıyordu ama kimseyle yakın bir ilişkisi yoktu.
Bir gün, öğretmen matematik sınav sonuçlarını açıkladığında Mehmet’in yüzü iyice asıldı. Notu beklediğinden daha düşük gelmişti. Yan sırada oturan Ayşe, onun üzüldüğünü fark etti. İçinden, “Ona yardım edebilirim,” diye geçirdi.
Teneffüste yanına gidip, “Mehmet, istersen birlikte çalışabiliriz. Ben konuları anlatırım, sen de sorularını sorabilirsin,” dedi. Önce çekingen davransa da, Mehmet sonunda kabul etti. Birkaç hafta boyunca okul çıkışlarında birlikte çalıştılar. Ayşe, ona konuları sabırla açıkladı, anlamadığı yerleri tekrar etti.
Bir sonraki sınavda, Mehmet’in yüzü gülüyordu. Notu önceki sınavdan çok daha iyiydi! Ama en önemlisi, kendine olan güveni artmıştı. Teneffüslerde artık daha fazla arkadaş ediniyor, sınıf içinde daha aktif oluyordu.
Ayşe’nin küçük iyiliği, Mehmet’in hayatında büyük bir değişime sebep olmuştu. Bazen sadece bir destek elinin uzanması, bir insanın içindeki potansiyeli ortaya çıkarmaya yeterdi.